Özellikle pandemi süreci ile birlikte çocukların ekran karşısında geçirdikleri süre daha da artmaktadır.
Bu artış her zaman nitelikli olmamakla birlikte alanyazında çocukları sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimi, sağlığı ve algılarını nasıl etkilediği üzerine birçok araştırma yapılmaktadır.
Bu etkiler olumlu ve olumsuz etkiler olmakta aynı zamanda çocukların izledikleri video karakterlerini ve diğer görsel öğeleri oyunlarına, sözel ve çizimsel ifadelerine yansıttıkları görülmektedir. Hatta bu yansıtma çizgi film karakterlerinin isimlerini, kıyafetlerini, rollerini veya en belirgin karakteristik özelliklerini gösterebilirler.
Belirgin ve basmakalıp özelliklerin çizgi film karakterlerindeki yansımaları ile stereotype karakterler ön plana çıkmaktadır.
Örneğin cadının kambur ve dişlerinin çürümüş görüntüsü veya kötü olarak nitelendirilen karakterlerin çirkin olması gibi.
Buradaki en kritik nokta çocuk filmlerinde yer alan büyülü dünya ile gerçekte var olan durum arasındaki perde kalkmakta ve bu durumda çocuklarda gerçeküstü bir dünya yaratmalarına sebep olabilmektedir.
Çünkü özellikle gotik ve büyülü karakterlerin stratejik kullanımları ile gerçeklik algısı daha az sorgulanır olabilmektedir.
Türkiye’de yayınlanan çizgi filmlerin çoğunluğunda şiddet içerdiği bulunmuş olup, bu şiddetin de türünün en çok fiziksel olarak yer aldığı ve çocuk çizimlerinde de bunun yansıdığı görülmektedir.